Artı KlinikMENÜ
Yeni Batı Mh. (Cumhuriyet) Mülk Cd. No:20 A/B Batıkent, Ankara
ONLİNE RANDEVU

Periodontoloji

Periodontoloji, dişleri çevreleyen yumuşak ve sert dokuların anatomi fizyoloji ve histolojisini inceleyen; bu dokularda meydana gelen hastalıkların tedavisini yapan diş hekimliği dalıdır.

Periodontoloji

Periodontoloji Ankara, Batıkent: Diş Eti Hastalıkları ve Tedavisi

Diş eti kanaması, diş eti çekilmesi, ağız kokusu veya dişlerde sallanma yalnızca diş etini ilgilendiren basit sorunlar olmayabilir. Özellikle periodontitis, dişi çevreleyen ve çene kemiğine bağlayan destek dokularında kayba yol açabilen kronik bir hastalıktır. Hastalık bazı kişilerde uzun süre belirgin ağrı oluşturmadan ilerleyebildiği için erken değerlendirme önemlidir.

Artı Klinik Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği, Ankara Yenimahalle'ye bağlı Yeni Batı Mahallesi'nde, Batıkent bölgesinde hizmet vermektedir. Periodontal değerlendirmede yalnızca görünen diş taşlarına değil; diş eti kanaması, periodontal cep derinlikleri, diş eti çekilmeleri, dişlerin destek dokuları ve gerekli durumlarda radyografik kemik seviyeleri birlikte değerlendirilir.

Amaç yalnızca diş taşlarını temizlemek değil, dişleri çevreleyen dokulardaki hastalığın nedenini ve düzeyini belirleyerek mümkün olduğunca uzun dönemli periodontal sağlık sağlamaktır.

Periodontoloji Nedir?

Periodontoloji, dişleri çevreleyen ve destekleyen dokuların sağlığıyla ilgilenen diş hekimliği alanıdır. Bu dokuların başında diş eti, periodontal ligament, kök yüzeyini örten sement ve dişi çevreleyen alveol kemiği gelir.

Periodontoloji kapsamında;

  • diş eti iltihabı (gingivitis),
  • periodontitis,
  • diş eti çekilmeleri,
  • periodontal cep oluşumu,
  • dişleri destekleyen kemikte kayıp,
  • bazı diş eti estetiği problemleri,
  • implant çevresindeki yumuşak doku problemleri,
  • peri-implant mukozitis ve peri-implantitis

gibi durumlar değerlendirilir.

Periodontal tedavide önemli noktalardan biri, her diş eti probleminin aynı olmadığıdır. Fırçalarken kanayan ancak kemik kaybı bulunmayan bir hasta ile dişlerinde sallanma ve ileri kemik kaybı bulunan bir hastanın tedavisi aynı şekilde planlanmaz.

Diş Eti Kanaması Normal midir?

Dişlerinizi fırçalarken veya diş ipi kullanırken diş etinizin sürekli kanaması normal kabul edilmemelidir.

Diş eti kanaması çoğunlukla dişlerin çevresinde biriken bakteriyel plak nedeniyle gelişen inflamasyonun erken belirtilerinden biridir. Gingivitis aşamasında problem yalnızca diş eti dokusuyla sınırlı olabilir. Ancak iltihap dişleri destekleyen daha derin dokulara ilerlediğinde periodontitis gelişebilir.

Periodontitis ilerledikçe yalnızca kanama değil;

  • ağız kokusu,
  • diş eti çekilmesi,
  • dişlerin olduğundan daha uzun görünmesi,
  • dişler arasında yeni boşlukların oluşması,
  • dişlerde yer değiştirme,
  • sallanma,
  • diş eti ile diş arasında irin oluşması,
  • çiğneme sırasında rahatsızlık

gibi belirtiler de ortaya çıkabilir.

Bununla birlikte hastalık her zaman ağrılı değildir. Bu nedenle “Diş etim ağrımıyor, önemli bir sorun yoktur.” düşüncesi yanıltıcı olabilir. Periodontitisin özellikle erken ve orta aşamalarında belirgin ağrı olmadan ilerleyebilmesi mümkündür.

Gingivitis ile Periodontitis Arasındaki Fark Nedir?

Bu iki kavram sıklıkla birbirine karıştırılır.

Gingivitis

Gingivitis, diş etindeki inflamasyondur. Diş eti kızarabilir, şişebilir ve kolay kanayabilir. Ancak bu aşamada dişi destekleyen kemikte periodontitise bağlı kalıcı kayıp bulunmaz.

Plağın etkin biçimde uzaklaştırılması, profesyonel temizlik ve doğru ağız bakımıyla gingivitis kontrol altına alınabilir.

Periodontitis

Periodontitis ise hastalığın diş etinin daha derinindeki destek dokularına ilerlediği tablodur.

Diş ile diş eti arasındaki oluğun derinleşmesiyle periodontal cepler oluşabilir. Bu bölgelerde bakteriyel biyofilm birikir ve zaman içerisinde dişleri destekleyen bağ dokusu ile kemikte kayıp meydana gelebilir.

Bu nedenle periodontitis yalnızca “ileri diş eti iltihabı” olarak düşünülmemelidir. Tedavi planlaması ve uzun dönem takibi açısından ayrı değerlendirilmesi gereken kronik bir hastalıktır.

Periodontoloji Muayenesinde Nelere Bakılır?

Diş eti hastalığının doğru tedavi edilebilmesi için önce hastalığın nerede ve ne ölçüde bulunduğunun belirlenmesi gerekir.

Periodontal değerlendirmede hastaya göre değişmekle birlikte şu noktalar incelenebilir:

  • Diş etlerinde kızarıklık ve şişlik olup olmadığı
  • Fırçalama veya muayene sırasında kanama
  • Diş taşı ve bakteriyel plak miktarı
  • Diş eti çekilmesinin bulunduğu bölgeler
  • Periodontal cep derinlikleri
  • Sondalamada kanama
  • Dişlerde sallanma
  • Dişlerin konumunda değişiklik
  • Köklerin ayrıldığı bölgelerdeki destek kaybı
  • Gerekli durumlarda radyografilerde kemik seviyeleri

Periodontitis tanısı konulduğunda hastalığın yalnızca varlığı değil, yaygınlığı ve şiddeti de önemlidir. Güncel periodontal sınıflamada hastalığın şiddetini ve tedavi karmaşıklığını ifade etmek için evreleme (stage),ilerleme riskini değerlendirmek için ise derecelendirme (grade) yaklaşımı kullanılabilmektedir.

Bu ayrım önemlidir; çünkü iki hastada da “diş eti hastalığı” bulunmasına rağmen tedavi ihtiyacı tamamen farklı olabilir.

Periodontoloji Tedavisi Nasıl Yapılır?

Periodontal tedavi tek bir işlemden oluşmaz. Güncel yaklaşım, hastalığın kontrol altına alınmasını ve sonrasında bu sağlığın korunmasını amaçlayan basamaklı bir tedavi sürecidir.

1. Ağız Bakımının Düzenlenmesi

Periodontal tedavinin ilk basamağı hastanın ağız bakımının etkili hale getirilmesidir.

Doğru diş fırçalama tekniği, diş arası temizliği ve hastaya uygun yardımcı ağız bakım araçları anlatılır. Sigara kullanımı gibi hastalığın ilerlemesini etkileyebilecek değiştirilebilir risk faktörleri de değerlendirilir.

Çünkü profesyonel olarak yapılan başarılı bir periodontal tedavinin uzun süre korunabilmesi, günlük bakteriyel plak kontrolü sağlanmadığında oldukça güçtür.

2. Diş Taşı ve Diş Eti Altındaki Birikimlerin Temizlenmesi

Hastalığın düzeyine göre diş yüzeyindeki ve diş eti altındaki bakteri plağı ile diş taşları profesyonel olarak uzaklaştırılır.

Yüzeysel diş taşı temizliği ile periodontitis tedavisinde uygulanan subgingival temizlik aynı işlem değildir.

Periodontal ceplerin bulunduğu hastalarda diş eti altında kalan kök yüzeylerine ulaşılması ve bu alanlardaki bakteriyel birikimlerin temizlenmesi gerekebilir.

Halk arasında bu işlem zaman zaman “diş eti küretajı” veya “derin diş taşı temizliği” olarak ifade edilmektedir.

3. Tedavi Sonrası Yeniden Değerlendirme

İlk periodontal tedaviden sonra dokuların verdiği yanıt değerlendirilir.

Kanamanın azalıp azalmadığı, periodontal ceplerin durumu ve hastanın ağız bakımını ne düzeyde sağlayabildiği kontrol edilir.

Her periodontitis hastasının doğrudan ameliyat olması gerekmez. Cerrahi gerekip gerekmediğine başlangıç tedavisine verilen yanıt görüldükten sonra karar verilmesi önemlidir.

4. Gerekli Hastalarda Periodontal Cerrahi

Derin periodontal cepler devam ediyorsa veya diş çevresindeki kemik yapısında tedavi gerektiren belirli defektler bulunuyorsa cerrahi periodontal işlemler gündeme gelebilir.

Vakanın özelliklerine göre;

  • periodontal flep cerrahisi,
  • rezektif cerrahi,
  • rejeneratif periodontal cerrahi,
  • bazı kemik grefti ve rejenerasyon uygulamaları

değerlendirilebilir.

Burada amaç yalnızca hastalıklı dokuyu çıkarmak değildir. Uygun vakalarda temizlenemeyen bölgelere erişmek, periodontal cepleri kontrol altına almak ve mümkün olan durumlarda kaybedilen destek dokularının yeniden kazanılmasına yardımcı olmaktır.

EFP'nin evre I–III periodontitis için güncel tedavi yaklaşımı da tedavinin ağız hijyeni ve risk kontrolü, profesyonel subgingival enstrümantasyon, gerekli vakalarda cerrahi ve uzun dönem destekleyici bakım şeklinde basamaklandırılmasını önermektedir.

Diş Taşı Temizliği ile Diş Eti Tedavisi Aynı Şey midir?

Hayır. Bu ayrım özellikle önemlidir. Diş taşı temizliği ağız içindeki sertleşmiş birikimlerin uzaklaştırılması işlemidir. Sağlıklı veya gingivitis bulunan bir hastada profesyonel temizlik ve iyi ağız bakımı yeterli olabilir.

Fakat periodontitis varsa problem yalnızca görünen diş taşından ibaret değildir. Diş eti altında periodontal cepler, kök yüzeylerinde bakteriyel birikimler ve bazı hastalarda kemik kaybı bulunabilir.

Bu nedenle “Diş taşlarımı temizlettim, diş eti hastalığım da tedavi oldu.” sonucu her hasta için doğru değildir.

Periodontal muayene, hastalığın diş etiyle sınırlı mı yoksa dişi destekleyen dokulara ilerlemiş mi olduğunu ayırt etmek açısından önemlidir.

Diş Eti Çekilmesi Neden Olur?

Diş eti çekilmesi, diş kökünün bir bölümünün açığa çıkmasına neden olur. Hastalar bunu çoğunlukla dişlerinin uzamış görünmesi veya sıcak-soğuk hassasiyetinin başlamasıyla fark eder.

Ancak her diş eti çekilmesinin nedeni periodontitis değildir.

Diş eti çekilmesine;

  • periodontal hastalık,
  • travmatik veya çok sert diş fırçalama,
  • ince diş eti yapısı,
  • dişlerin çene kemiği içerisindeki konumu,
  • bazı ortodontik hareketler,
  • bölgesel anatomik faktörler

katkıda bulunabilir.

Bu nedenle yalnızca çekilen diş etine bakılarak tedavi kararı verilmez.

Bazı vakalarda öncelik çekilmenin ilerlemesini durdurmaktır. Uygun hastalarda ise kök yüzeyinin kapatılması veya diş eti dokusunun kalınlaştırılması amacıyla bağ dokusu grefti ve diğer mukogingival cerrahi teknikler değerlendirilebilir.

Diş Eti Çekilmesi Kendiliğinden Düzelir mi?

Kaybedilen diş eti dokusunun kendiliğinden eski konumuna dönmesi genellikle beklenmez.

Ancak çekilmenin nedeni doğru şekilde belirlenerek ilerlemesi durdurulabilir veya yavaşlatılabilir. Uygun vakalarda periodontal plastik cerrahi yöntemlerle açığa çıkan kök yüzeyinin kapatılması hedeflenebilir.

Her diş eti çekilmesi cerrahi gerektirmediği gibi her çekilme de tamamen kapatılamaz. Sonuç; çekilmenin tipi, kök yüzeyi, dişin konumu ve çevredeki periodontal dokuların durumuna bağlıdır.

Diş Eti Hastalığı Ağız Kokusuna Neden Olur mu?

Evet, periodontal hastalık kalıcı ağız kokusunun nedenlerinden biri olabilir.

Özellikle derin periodontal ceplerde bakteriyel birikimin artması ağız kokusuna katkıda bulunabilir.

Ancak her ağız kokusu diş eti hastalığından kaynaklanmaz. Dil yüzeyindeki birikimler, ağız kuruluğu, çürükler ve ağız içerisindeki diğer sorunlar da değerlendirilmelidir.

Bu nedenle ağız kokusunun yalnızca gargara kullanılarak bastırılması yerine nedeninin araştırılması daha doğru bir yaklaşımdır.

Sigara Kullanımı Diş Eti Hastalığını Etkiler mi?

Sigara, periodontitis açısından önemli risk faktörlerinden biridir.

Burada yanıltıcı olan noktalardan biri, sigara kullanan kişilerde diş eti kanamasının beklenenden daha az görülebilmesidir. Bu nedenle kişinin diş eti kanamaması her zaman sağlıklı olduğu anlamına gelmez.

Sigara kullanımı periodontal hastalığın ilerlemesi ve tedavi sonuçları açısından değerlendirilmesi gereken faktörlerden biridir.

İmplant Çevresinde Diş Eti İltihabı Olur mu?

Evet.

İmplant yapılmış olması diş eti ve kemik hastalıklarının tamamen ortadan kalktığı anlamına gelmez.

İmplant çevresindeki dokularda iki önemli hastalık görülebilir:

Peri-implant mukozitis: İltihabın implantı çevreleyen yumuşak dokularla sınırlı olduğu durumdur.

Peri-implantitis: İnflamasyona implant çevresindeki destek kemiğinin kaybının da eşlik ettiği daha ileri tablodur.

İmplant çevresinde kanama, şişlik, kötü tat, ağız kokusu veya implant çevresindeki dokularda değişiklik fark edilmesi durumunda değerlendirme yapılması önemlidir.

Özellikle daha önce periodontitis nedeniyle diş kaybetmiş hastalarda implantların uzun dönem periodontal takibi ihmal edilmemelidir. Peri-implant hastalıklarında erken tanı, daha ileri kemik kaybını önleyebilmek açısından önem taşır.

Periodontal Tedaviden Sonra Kontrol Ne Sıklıkla Yapılmalıdır?

Herkes için geçerli tek bir “6 ayda bir” kuralı yoktur.

Periodontitis tedavisi görmüş bir kişinin kontrol ve periodontal bakım sıklığı;

  • başlangıçtaki hastalığın şiddetine,
  • tedavi sonrası kalan periodontal ceplere,
  • ağız hijyenine,
  • sigara kullanımına,
  • sistemik risk faktörlerine,
  • geçmişteki hastalık ilerlemesine

göre belirlenir.

Avrupa Periodontoloji Federasyonu'nun yaklaşımında destekleyici periodontal bakımın 3 ile 12 ay arasında, hastanın risk profiline göre kişiselleştirilmesi önerilmektedir.

Periodontitis kronik bir hastalık olduğu için aktif tedavinin tamamlanması sürecin tamamen bittiği anlamına gelmez. Uzun dönem stabilite açısından düzenli periodontal takip önemlidir.

Periodontal Tedavi Dişlerin Sallanmasını Durdurabilir mi?

Dişlerin sallanmasının nedeni ve derecesi burada belirleyicidir.

Periodontitis nedeniyle kemiğinin bir bölümünü kaybetmiş bir dişte, enfeksiyon kontrol altına alındığında dokulardaki inflamasyon azalabilir ve bazı dişlerde hareketlilik de azalabilir.

Ancak ileri düzeyde destek dokusu kaybı bulunan her dişin tamamen sabit hale gelmesi mümkün değildir.

Bu nedenle amaç yalnızca “sallanan dişi sıkılaştırmak” değil; öncelikle kalan periodontal desteğin miktarını ve dişin uzun dönem prognozunu değerlendirmektir.

Diş Eti Tedavisi Ağrılı mıdır?

Uygulanacak işleme göre değişmekle birlikte diş eti altındaki derin temizlik ve periodontal cerrahi gibi işlemler gerektiğinde lokal anestezi altında gerçekleştirilebilir.

İşlem sonrasında geçici hassasiyet, diş etinde rahatsızlık veya sıcak-soğuk hassasiyeti görülebilir. Cerrahi işlemlerde iyileşme süreci yapılan operasyonun kapsamına göre değişir.

Tedavi öncesinde uygulanacak işlem ve işlem sonrası dönem hakkında hastaya bilgi verilmesi, sürecin daha öngörülebilir olmasını sağlar.

Periodontoloji Tedavisi Ne Kadar Sürer?

Tek bir süre vermek doğru değildir.

Yalnızca gingivitis bulunan bir hastanın tedavi süreci ile ileri periodontitis bulunan bir hastanın tedavi süreci birbirinden oldukça farklıdır.

Bazı hastalarda profesyonel temizlik, ağız hijyeni eğitimi ve kısa dönem kontrol yeterli olabilirken; ileri vakalarda tedavi birkaç aşamada yürütülebilir ve yeniden değerlendirme sonrasında periodontal cerrahi gerekebilir.

Bu nedenle toplam süre, ilk muayenede saptanan periodontal durum ve tedaviye verilen yanıt üzerinden belirlenir.

Ankara Batıkent ve Yeni Batı'da Periodontoloji Tedavileri

Artı Klinik Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği, Yeni Batı Mahallesi, Batıkent, Yenimahalle / Ankara bölgesinde hizmet vermektedir.

Diş eti kanaması, diş eti çekilmesi, periodontal cepler, diş taşları, ağız kokusu, dişlerde sallanma veya implant çevresinde iltihap belirtileri bulunan hastalarda öncelikle problemin nedeni ve periodontal dokuların mevcut durumu değerlendirilir.

Periodontal tedavide amacımız yalnızca mevcut şikâyeti geçici olarak azaltmak değil; mümkün olduğunca hastalığın kontrol altına alınmasını, doğal dişlerin korunmasını ve elde edilen periodontal sağlığın uzun dönemde sürdürülebilmesini sağlamaktır.

Periodontoloji Hakkında Sık Sorulan Sorular

Diş eti kanaması varsa mutlaka periodontitis mi vardır?

Hayır. Kanama gingivitis gibi daha erken bir inflamasyonun belirtisi de olabilir. Periodontitis tanısı için dişi destekleyen dokularda kayıp olup olmadığı periodontal muayene ve gerekli durumlarda radyografik değerlendirme ile araştırılır.

Diş taşı temizliği dişlere zarar verir mi?

Uygun cihazlar ve doğru teknikle yapılan profesyonel diş taşı temizliğinin amacı diş yüzeyindeki mineralize birikimleri uzaklaştırmaktır. Temizlik sonrasında daha önce diş taşıyla kaplı olan bölgelerde geçici hassasiyet fark edilebilir.

Diş eti çekilmesi olan herkes ameliyat olmalı mı?

Hayır. Öncelikle çekilmenin nedeni, ilerleyip ilerlemediği, hassasiyet veya estetik problem oluşturup oluşturmadığı ve çevredeki dokuların yapısı değerlendirilir. Cerrahi tedavi yalnızca uygun hastalarda düşünülür.

Periodontitis tamamen iyileşir mi?

Periodontitisin neden olduğu kaybedilmiş destek dokularının tamamının her hastada eski haline dönmesi beklenmez. Tedavinin temel hedefi hastalığı kontrol altına almak, ilerlemesini durdurmak ve mümkün olduğunca dişleri korumaktır. Sonrasında düzenli destekleyici periodontal bakım gerekir.

Diş eti hastalığı olan kişiye implant yapılabilir mi?

Aktif periodontal hastalık bulunan hastalarda öncelikle enfeksiyonun kontrol altına alınması önemlidir. Periodontitis geçmişi bulunan kişilerde implant tedavisi sonrasında da düzenli periodontal ve peri-implant takip gerekir.

Diş eti hastalığı ağız kokusu yapar mı?

Evet. Özellikle periodontal cepler ve yoğun bakteriyel birikim ağız kokusuna katkıda bulunabilir. Ancak ağız kokusunun başka ağız içi ve ağız dışı nedenleri de bulunduğu için nedenin değerlendirilmesi gerekir.

Diş eti tedavisinden sonra hastalık tekrarlar mı?

Periodontitis yeniden aktif hale gelebilir. Günlük ağız bakımının yetersiz olması ve periodontal kontrollerin aksatılması hastalığın tekrar ilerleme riskini artırabilir. Bu nedenle aktif tedavi sonrasında destekleyici periodontal bakım önemlidir.

Batıkent'te periodontoloji muayenesi için ne zaman başvurmalıyım?

Diş eti kanaması birkaç gün içinde geçmiyorsa, diş eti çekilmesi fark ediyorsanız, dişlerinizde sallanma veya yeni oluşan aralıklar varsa, sürekli ağız kokusu yaşıyorsanız ya da implant çevresinde kanama ve şişlik bulunuyorsa periodontal değerlendirme yaptırmanız uygun olabilir.

Görüşler
Görüşler
Sizden Gelenler
Hakkımızda Hakkımızdaİletişim İletişim Whatsapp
HakkımızdaArtı Klinik
+90312 504 5080
+90541 504 5080